Bugun...


Papapha Mahinur Tuna

facebook-paylas
DOĞAYA SAYGI ve SEVGİ
Tarih: 29-08-2019 11:30:00 Güncelleme: 29-08-2019 11:35:00


DOĞAYA SAYGI ve SEVGİ

 

“Her kim bir ağaca zarar verirse, karşısında öfkeli bir tanrı bulacaktır !”

Bir Lidya yazıtından

 

Papapha Mahinur Tuna

 

Değerli okurlar, uzun zamandır yeni bir şey yazamadım. Öncelikle Gulya Enstitüsü’nün verdiği görevlere odaklandım. Bildiğiniz üzere Beygua Ömer Büyüka’nın eserlerini Abhazca’ya kazandırıyoruz. Şimdiye kadar basılmaya hazır beş kitap bitirdik. Çalışmalar devam ediyor, daha yapacak çok iş var. 2018-19 dönemi için planlanan işlerimi bitirdim. Bu arada kendi ilgimi çeken konuları da araştırmaya devam ettim. Bunlardan biri başlangıçtan günümüze Abhaz Tarihi, diğeri de Abhaz Folkloru.  Bu alanda şahsen öğrenmek istediğim çok şey var. Öğrendikçe sizlerle paylaşacağım.

 

Bu halkın tarihi ve kültürü oldukça eski ve bu kültür halen yaşıyor, bu da eski insanların yaşamlarına, düşüncelerine ve inanç biçimlerine ilişkin anlamakta zorlandığımız pek çok konuya ışık tutuyor. Abhaz halkının dinsel inançları ve geleneksel özellikleri; insanı, hayvanı ve doğayı korur nitelikte. Günümüzdeki olumsuz iklim değişikliği, ekolojik sorunlarla mücadele gibi konularda eski insanların yaşam ve inanç biçimi belki günümüz insanına bir esin kaynağı olabilir diyorum, Ne dersiniz?

 

İnsanlık tarihinde avcılığın, tarımın ve hayvancılığın önemini bilmeyen yok. Ama insanların bu süreci nasıl yaşadığı konusundaki ayrıntıları bilen yok. Bu anlamda halkbilimi önemli bir alan. Abhazya’da bu alanda çalışan çok iyi folkloristler var. Ayrıca bir de üniversiteye bağlı “Uluslararası Nart Bilim Merkezi” diye bir araştırma merkezi var. Bu merkezin kurucuları olan Prof. Zurab Copua ve halen Milli Eğitim Bakanı olan Dr. Adgur Kakoba benim de yakından tanıdığım, zaman zaman birlikte çalıştığım ve çok da sevdiğim kardeşlerim. Bu merkezde çalışan uzmanlar bazen Türkiye’ye de gelerek çok verimli derlemeler yapıyor ve bunları yayınlıyorlar. Benim de bazı derlemelerim onların çıkardığı kitaplarda yayınlandı. Türkiye’ye bir gelişlerinde Abhazya’dan Türkiye’ye gelmenin her zaman kolay olmadığını, burada dil bilen arkadaşların derleme yapabileceklerini, ancak onların yönlendirilmesi gerektiğini, bunun için de sosyal medyada bir grup açmanın yararlı olacağını düşündük. Ve  “Apsuwaa Rfolkor-Abaz Folklor”u diye bir grup açtık. Fakat Türkiye’de yaşayan ve Abhazca bilen kişileri organize edemedik. Hiç değilse yukarıda sözünü ettiğimiz “Uluslararası Nart Bilimi Merkezi” uzmanlarının derlemelerini ve makalelerini bu sayfada paylaşalım, kişiler yararlanır, en azından bir arşiv oluşur, diye bu tür yazıları burada biriktirdik. İşte ben size bu makalelerden zaman buldukça çeviriler yapıp paylaşacağım.

 

Bu derlemeler, Abhazların gelenek, görenek ve inanç biçimlerini anlatan ilginç bilgiler içeriyor. Bunları okudukça Abhazya’da yaşayan Abhazlarla, Abhazya dışında yaşayan Abhazlar arasında özellikle inanç ve geleneksel yaşam bakımından büyük farklılar olduğunu görüyoruz. Orada kalanların inançlarını bazılarımız yadırgıyor, anlamakta güçlük çekiyor. Bilgilenirsek, belki onları daha iyi anlarız.

 

Bilindiği üzere, insanların zorluklarla baş etme konusunda her zaman en büyük desteği din olmuştur. Şimdiye kadar okuduğum ve çevirdiğim yazılar, Abhazların bu inanç ve geleneklerinin  pagan kökenli olduğunu gösterdi.

 

Nedir Paganizm ?

 

Özetle söyleyecek olursak; Paganizm bir din değil inanç sistemidir, bir şemsiye çatıdır ve altında başka dinler mevcuttur. Paganizm, insan, hayvan bitki,  taş, toprak ayırt etmeden var olan her canlının ve şeyin bir ruhu olduğuna inanır ve bu ruhların her birini kutsal addeden her hangi bir kurallar kitabına, metoda, sisteme bağlı değildir. Özetle, Paganizm yalnızca “Doğa ile Uyum içinde yaşamayı” esas alır.

 

Paganlar pek çok tanrı ve tanrıçaya inanırlar. Ancak tüm pagan dinlerin temelinde bir Tanrıça (Ançüa-na) vardır. Bu tanrıça her şeyi yaratan, her şeyin anası olandır. Her şeyi tek başına yapamadığı için yardımcı tanrı ve tanrıçalar da vardır.

 

Paganlar arasında eşitlik vardır. Erkekler avlanır, kadınlara çocuklarını verirler, hiç biri diğerinden üstün değildir. Pagan dinlerin bayramları mevsimsel dönümlerde, ayın belli evrelerinde ve insanların hayatlarının doğum, ölüm, evlilik gibi özel dönemlerinde gerçekleşir, müzikli ve yemekli olabilir.

 

Hristiyanlık önce kentlerde aristokratlar arasında yayılmış, sonra kırsaldaki paganlara dayatılmıştır. Paganları kendilerine çekmek için bazı pagan bayramları Hristiyanlar tarafından da benimsenmiştir.

 

Paganlar ayın insan yaşamı üzerinde, tarım ve avcılıkta etkisi olduğuna inanır, tarlalarını ayın belirli dönemlerinde ekerler. Pagan ibadetlerinde mum yakmak, meditasyon, tütsü ya da yağ yakmak, muska yapmak ve adak adamak gibi eylemler vardır.

 

Paganlar istedikleri her yerde ibadet edebilirler, doğa en kutsal yerdir. Cami, kilise, sinagog gibi toplanma yerleri yoktur. Ağaçlar, tepeler, deniz kıyıları ve mağaralar oldukça kutsal yerlerdir. Daire çizebildikleri yerler kutsaldır. Paganların ibadet yerleri olmadığı söylense de Stonhenge, kromlekler, Göbeklitepe, Alişkindar gibi yerler onların da ibadet yerlerinin olabileceğini göstermektedir.

 

Paganlarda tek kural vardır; “Sana yapılmasını istemediğini başkasına yapma !”. Onlara göre dinlerin hiç birisi diğerlerinden kötü değildir. Tek tanrılı dinler paganizmi aşağılamış ve yok etmeye çalışmıştır ama o her zaman varlığını sürdürmeyi başarmıştır (Sovyet döneminde Abhazya’da anıxalara gidiş yasaklandığı halde o gelenekler günümüze kadar gelmiş). Paganizm bölgesel olarak yok edilse de kültürel ögelerini diğer dinlerin içine salmıştır.

 

Dinler soyut kavramlar üzerine kurulduğundan, üzerinde mantık yürütmek mümkün değildir. Cennet, cehennem, melek, şeytan ve hatta Tanrı soyut birer kavramdır, doğrulamanın imkânı yoktur, inanmak yeter diyen Paganlar, kendilerini en huzurlu ve mutlu hissettikleri dine mensup olmayı severler. Onlara göre, Tanrının varlığı veya yokluğu üzerinde düşünmek zaman kaybıdır. Evreni kimin yarattığı tartışması da boşunadır. Çoğu pagan öte dünyaya inanır, öte dünyayı cennet gibi barış ve huzur dolu sonsuza dek yaşanılacak bir yer olarak düşünür.

 

Sonuç olarak, paganlar kendilerini Tanrının hizmetçileri değil de yatırımları gibi görürler. Paganizm dediğimiz gibi doğa dinidir, kutsal doğanın ritmiyle uyum içinde yaşamak olarak biçimlendirilmiştir. Bu inanç sistemine göre tüm varlıklar aynı zincirin halkaları gibi olduğundan tüm doğa kutsanmıştır. 

 

Paganlar, insanın doğaya üstünlüğünü reddeder, ibadet için kamusal bina aramazlar, onların ibadethanesi ya da tapınağı ormanlar, tepeler, deniz kıyıları ya da mağara gibi yerler, yani tüm doğadır, Abhazlar için bu gibi yerlere demirhaneler de dahildir.

 

Bu genel bilgilerden sonra, Abhazların geleneksel inançlarına yönelik bilgileri içeren makaleleri herhangi bir sıralama yapmaksızın, elime geçen ilk makaleyi çevirerek sizlerle paylaşacağım. Bakalım hepsini okuduktan sonra nasıl bir izlenim edineceğiz.

 

İlk makale Abhazya’daki Laşkindar Mabedi ve inancıyla ilgili olacak. Laşkindar Mabedi’nin kalıntıları Abhazya’nın doğusundaki Tukarçal kentinde bulunuyor. Yüksek bir tepe üzerinde bulunan tapınağın kalıntıları içinde, bir giriş  kapısı üstüne işlenmiş karşılıklı iki köpek kabartması var. Bu kabartmanın bir benzeri Anadolu’da mevcut. Makalede ondan da söz edeceğiz.

 

İyi Okumalar diliyor, bizi takip etmenizi rica ediyoruz.



Bu yazı 2110 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI