Bugun...


Kopsirgen Orhan Baran

facebook-paylas
ÇORUM İLİ ALACA İLÇESİNE BAĞLI ABAZA (AŞUWA) KÖYLERİ
Tarih: 14-03-2022 10:49:00 Güncelleme: 14-03-2022 11:23:00


ÇORUM İLİ ALACA İLÇESİNE BAĞLI ABAZA (AŞUWA) KÖYLERİ A-GÖKÖREN (BZAGO KIT)

 

(бзагва Кыт ) Gökören (бзагва Кыт ) köyü Çorum Alaca ilçesine bağlı olup ilçeye 15 kilometre uzaklıkta bulunan bir Abaza (Aşuwa) köyüdür. Bu köy ile ilgili bilgiler sevgi ve saygı değer Ağabeyimiz Ağüzba Muaamer tarafından hazırlanmıştır.Muaammer Ağabeyin hazırladığı yazıya herhangi bir bilgi eklemek mümkün değildir.Köklerimizle ilgili bilgi dolu yazısı nedeniyle kendisine teşekkür etmeyi borç biliyoruz.Muammer Ağabeyimiz,Sağ olsun var olsun.

GÖKÖREN KÖYÜYÜNÜN MUHACERET TARİHİ

 

Osmanlıların Kafkasya’ya doğru yayılma siyaseti ve Rusların sıcak denizlere inme planlarının ortak çatışma noktası Kafkasya tarih boyunca savaşlar ve işgallerle iç içe yaşamıştır. Tarih boyunca Ruslarla geçinemeyen Kafkasya’nın yerli halkları Ruslarla savaşacak onlarla baş edecek sandıkları Osmanlı İmparatorluğu’nu yanlarında görünce Osmanlı ile beraber olup Ruslara karşı uzunca süre savaştılar. Nihayetinde Osmanlı imparatorluğu Ruslar karşısında yenilip Kafkasya’yı terk etmek zorunda kaldığında Osmanlının savaş alanında işbirlikçileri olan Çerkes’lerin büyük bir çoğunluğu da Osmanlı ile birlikte Kafkasya’yı terk edip Osmanlı topraklarına (Anadolu, Balkanlar, Suriye, Ürdün, İsrail) yerleşmek zorunda kalmışlardır. Köyümüz işte bu Osmanlı Rus savaşlarından sonra Kafkasya’yı terk edip Osmanlı topraklarına göç etmek zorunda kalan Abaza (Aşkarawa) asıllı ailelerden kurulmuştur. Köyümüz şimdiki Rusya’nın Karaçay-Çerkes Özerk Cumhuriyeti’nden göçüp bugünkü yerlerine tahmini 1860’lı yıllarda gelip yerleşmişlerdir. İlk ikamet ettiklerinde köy (öyle rivayet edilir ki) 7 veya 11 hane idi ve ismi köye ilk yerleşen ailelerden biri olan Bzagoa’ların ismi ile Bzagoakıt (Bzagoa’ların köyü) olarak anılmaktaydı. Köye ilk yerleşen aileler kendileri ile birlikte gelen ama Tokat Zile, Sivas Şarkışla, Çorum Alaca ve Yozgat bölgelerine serpiştirilerek ikamete mecbur kalmış diğer akrabalarını ve tanıdıklarını bulmuşlar ve onları da köye getirerek yerleştirmişlerdir. Böylece köydeki hane sayısı zamanla artarak 58 haneye kadar çıkmıştır. “Muhacirlere köyler inşa olunurken çocuklarının eğilebilmeleri için mektepler inşasına da önem verilmekteydi. Mesela 1860 yılında Varna’ nın Tuna’yı Müslim, 1864’ te Bozok Sancağı Hüseyinabad Kazası’ na bağlı Gökviran, Düzce’nin Üskübi, 1873’ te Edirne’nin muhtelif köylerinde mektepler inşa edilmiştir.” (Saydam, A., 1997, Kırım ve Kafkas Göçleri (1856-1876), Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara). Bahsi geçen bu mektep ve mektebin fiziki kalıntıları hakkında köyümüzde bilgisi olan ve bunu hatırlayan yoktur.

 

BELGELERDE GÖKÖREN KÖYÜ

 

BELGE 1: Köyümüzün ilk ve hemen sonrası yerleşim planını gösteren bu krokiyi çizerken çoğunlukla köyümüz büyüklerinden Hacı Murşit Aydoğan, Hacı Talip Erdoğan ve Hacı Kazım Seçer’ in bilgilerinden yararlandım. Belge 3’ de bulunan ailelerden bir kısmının isimleri Belge 1’ de geçmemektedir. Bunun sebebi ilk yerleşimde olmayan ve daha sonra gelip yerleşenlerden olmalarıdır. Benim çizdiğim Belge 1’ deki kroki köyümüzün ilk yerleşimdeki ailelerin orijinal yerleşim yerleridir. Belge 1’ deki kroki üzerindeki rakamlar Belge 3’ deki satır rakamları ile özdeştir yani aynıdır. Örneğin Belge 1’ deki 5 nolu alan Belge 3’ deki satır 5 teki ailenin orijinal yerleşim yeridir. Belge 3’ de bulunup Belge 1’ de olmayanlar ise köyümüze ilk yerleşimden sonra gelip yerleşen ailelerdir.

 

BELGE 2: Bu doküman hazırlanırken büyük oranda Osmanlı dönemi nüfüs kayıt arşivlerinin latinceye dönüştürülmüş belgelerinden yararlandım. Bu arşivlerden köyümüzdeki Kafkasya doğumluları buldum. Belge 2’ ye listelediğim bu insanlar Kafkasya’ dan gelip köyümüze yerleşenlerdir. Bu insanların aile soyadları nüfüs arşivlerinde yazılı değildir. Ben bunlardan çoğalan nüfüs secerelerinden günümüzde yaşayan bireylerinden kalkıp geçmişe doğru bağlantı kurarak ulaştım. Örneğin Belge 2’ de satır 10’da yer alan Mansur oğlu Mahmut (1837 Kafkasya Doğumlu) bilgisinden hareketle Mahmut’ un oğulları Tahir, Talip, Feyzullah. Tahir’ in Oğlu Zübeyir Keleş. Zübeyir Keleş günümüzde yaşamaktadır ve aile soyadlarıda Cadır olarak bilinmektedir. Demek ki Kafkasya’ dan ilk gelen Mansur oğlu Mahmut’ un aile soyadı Cadır’ dır. Kafkasya’ dan köyümüze yerleşen ailelerin soyadlarına bu yöntemle ulaştım.

 

BELGE 3: 21 Haziran 1934’ te çıkarılan soyadı kanunu ile birlikte köyümüzdeki tüm ailelerin Abazaca orijinal soyadları değiştirilmiş Türkçe soyadlar verilmiştir. Türkçe soyadlar verilirken de aile bütünlüğüne dikkat edilememiş bazen aynı sülaleden gelen birden fazla aileye aynı soyad verilirken, bazen de aynı sülaleden birden fazla aileye farklı Türkçe soyadlar verilmiştir. Bu listeyi hazırlamamdaki amaç aynı sülaleden olmasına rağmen farklı soyad alan ailelerin birbirleri ile akraba olduklarını bilmeleri ve birbirlerinin akrabalıklarını unutmamalarına katkıda bulunmaktır.

 

BELGE 4: Bu belgeyi hazırlarken çoğunlukla Hacı Kazım Seçer ve köyümüzün diğer büyüklerinin köyümüz geçmişi ile ilgili derin hafızalarından yararlandım. Defalarca onlarla bu konuda sohbetler ettim notlar aldım.

 

BELGE 5: Bu listedeki insanlar nüfus arşivlerinde bizim köye yerleştikleri kayıtlıdır ama bunlardan doğum yoluyla çoğaldıklarına gösteren nüfüs kayıtlarından insan yoktur. Bunu dikkate alarak bu kişilerin savaş ya da hastalık nedeniyle aile reisliğini sürdüremeden kısa sürede öldüklerini tahmin ediyorum. Çocukların ise gerek köy içerisinde gerekse komşu Çerkes köylerindeki olası akrabaları yanında bakılmak üzere yanlarına almış olabileceği bundan dolayı orijinal soyadlarını sürdüremeyip alınan aileler içerisinde sülale anlamında eridikleri, varlıklarını sürdüremedikleri sonucuna vardım. Farklı olasılıkların olma ihtimali de tabii ki olabilir. Bu konuda farklı fikirleri olanlarla görüşlerini paylaşmaya hazırım. Örneğin Cüce Salim Macit, İbrahim Toktaş, Ali Tiktaban, gibi soy adlara rast geldim 1934 soyadı kanununa kadar sülalelerini sürdüremediklerine göre, yani soyadı kanunu gereğince soyadı verilirken bunların sülalelerinden insanlar olmadığını varsayarsak bunlar bu soyadları nasıl oldu da aldılar anlayamadım. Ben bir yorum yapamadım. Bu konuda bilgisi olanlar bilgilerini bizimle paylaşırlarsa memnun olurum.

 



Bu yazı 1047 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI